Pages Menu
TwitterFacebook
Categories Menu

Posted by on Eki 14, 2015 in Annelik | 0 comments

10 Ekim Ankara

 

 

 

 

IMG_0157

 

Hamile olduğumu öğrendiğimizin 2 hafta sonrasıydı sanırım. Acayip duygular yaşamaya başlamıştım. “Acayip” diyorum çünkü daha önce yaşamadığım için bana farklı geliyordu. Adeta başkalaşım geçiriyorum gibi geliyordu. Sevinç, korku, kaygı şimdiden başlamıştı. Yine böyle bir gecenin birinde rüyamda kendimi 2-3 yaşlarında bir kızın elinden tutmuş yürüyor gördüm. Uzun lüle lüle saçları, beyaz tenli, güzel bakışlı dupduru bir kızdı. Hayran hayran izliyordum. Şubat ayıydı. Buz gibi havaya inat içim sıcacık uyandım. Ömer’e bir çırpıda rüyamı anlattım. Kız olacak Ömer kız hem de dupduru bir kız. Çok güzel bakan bir kız.

– Adı Duru olsun mu?

“Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak, saf”

– Olsun.

Sonunda cinsiyetini öğreneceğimiz gün gelmişti. 1 Nisan! Yanılmamıştım. Bir kızımız olacaktı. Şimdilerde 6 yaşını bitirmiş olan Duru ilkokul heyecanını yaşıyor. Cumartesi (yine bir cumartesi ) evde kahvaltımızı yapmış otururken, twitter a girdim. Girer girmez şu haberle karşılaştım.

“Barış mitinginde patlama! Çok sayıda yaralı var.”

İçimden tekrarlarken buldum kendimi. Çok sayıda yaralı? Çok sayıda yaralı? Ama bu çok fazla…

Türkiye’de yaşayan biri olarak ne ilk ne son olacak biliyorum ama nedense aklımdan şu geçti. 6 yıldır kızıma kendi inandığım doğrultuda kimsenin kötülüğünü isteme, her zaman empati kur ve vicdanınla hareket et. Doğayı, hayvanları sev, seninle aynı düşünmüyor diye kimseyi dışlama gibi nasihatlarda bulunuyorum.

Niye? Ölsün diye mi? 10 Ekim’de ilk defa bunları düşündüm. Tüm evlat acısı yaşayan anneleri düşündüm. Kanım dondu.

Çocuklar ölmesin. Artık kimse ölmesin!

 

10 Ekim Ankara

 

Share Button

Cevap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir